İçeriğe geç

Organ veya Doku Ticareti Suçu ve Cezası (TCK 91) 2026

Organ veya Doku Ticareti Suçu ve Cezası (TCK 91) 2026

Organ veya doku ticareti faaliyetleri Türk Ceza Kanunu’nun 91.maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. Organ ve doku ticareti suçu kapsamında eğer bir kişiden hukuken geçerli bir rıza olmaksızın organ alınırsa, organı alan faile beş ila dokuz yıl arası hapis cezası verilir. Eğer rıza olmaksızın bir kişiden organ değil de doku alınırsa faile iki ila beş yıl arası hapis cezası verilir. Ayrıca insanın vücut bütünlüğü ve dokunulmazlığı Anayasamızın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. İlgili hükme göre tıbbi zorunluluklar ve kanuni düzenlemeler dışında kimseden organ veya doku alınamaz. Biz de içeriğimizde organ veya doku ticareti suçu ile ilgili tüm detaylardan bahsederek sizi bilgilendirmeye çalışacağız.

Organ veya Doku Naklinin Hukuka Uygun Olduğu Haller

Türk hukukunda kişiler, kendi rızasına dayanarak organ ve dokularını bağışlayabilirler. Nakil süreci ve nakil işlemleri, 2238 Sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun’a uygun olarak yapılmalıdır. Bu süreci kısaca özetlemek gerekirse, bir kişiden organ veya doku alınmasının hukuka uygun olması için rızası alınan kişinin;

İşbu kanun, ölülerden organ veya doku alınmasını da hükme bağlamıştır. Buna göre ölen kişiden organ veya doku alınabilmesi için;

Bunun dışındaki beyanlar hukuka aykırıdır.) ise ölüden beyan ettiği doğrultuda organ veya doku alınır. Bu sayılan haller söz konusu değilse sırasıyla ölüm anında yanında bulunmakta olan eşi, 18 yaşından büyük çocukları, anne ya da babası veya kardeşlerinden birisinin, bunlardan hiçbiri yoksa yanında bulunan herhangi bir yakınının rızasıyla ölüden organ veya doku alınabilir. Ölen kişi; henüz sağken, öldükten sonra kendisinden organ veya doku alınmasını istemediğine yönelik bir beyanda bulunmuşsa o kişi öldükten sonra organ veya doku alınamaz.

2238 Sayılı Kanun’a göre organ ve doku alımının yasal olduğu haller yukarıda belirtilmiştir. Bunun dışındaki tüm durumlar, 2238 Sayılı Kanun’un 15.maddesine göre cezai yaptırım içerir. 2238 Sayılı Kanun’un 15.maddesi, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 91. maddesi olan organ veya doku ticareti suçu başlığına atıf yapar.


Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi sahibi olmak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.


Organ veya Doku Ticareti Suçu Cezası 2026
Organ veya Doku Ticareti Suçu Cezası 2026

TCK 91 Gereğince Organ Veya Doku Ticareti Suçu

TCK’nin 91. maddesi hukuka aykırı organ alımı için ayrı, doku için ayrı ceza öngörmüştür. Hukuka aykırı bir şekilde kişiden organ alan kimse beş ila dokuz yıl arası, doku alan kimse ise iki ila beş yıl arası hapisle cezalandırılır. (TCK 91/1)

Yukarıda organ ve doku bağışının hukuka uygun olduğu haller açıklanmıştır. Bunun dışındaki organ ve doku alımları TCK 91 kapsamında suç teşkil edecektir. Organ veya doku ticareti ise 2238 Sayılı Kanun’da kesin olarak yasaklanmış ve TCK’nin 91. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir.

Organ veya Doku Ticareti Suçuna Teşebbüs

Suç işlemek için bir eyleme başlanmasının ardından fail eğer o eylemi kendi rızası dışında tamamlayamamışsa teşebbüs söz konusu olur. Dolayısıyla Organ veya Doku Ticareti suçunda teşebbüs mümkündür.

Örneğin; Fail, mağdurun böbreğini almak amacıyla mağduru bayıltmış ve ameliyat masasına yatırmış, ardından da elinde olmayan bir nedenden ötürü böbrek alma işlemini gerçekleştirememişse bu durumda teşebbüs söz konusu olur.

Teşebbüsün olduğu hallerde faile verilecek ceza olayda meydana gelen zarara göre ¼ ila ¾’e kadar indirilir. Teşebbüs ile gönüllü vazgeçmeyi karıştırmamak gerekir. Eğer fail, böbrek alma işleminden kendi rızası ile vazgeçseydi gönüllü vazgeçme söz konusu olacaktı.

Örneğin; fail, mağdurun böbreğini almak için vücuduna bir kesik attıktan sonra işlemi devam ettirmekten vazgeçerse teşebbüs yerine gönüllü vazgeçme söz konusu olur. Gönüllü vazgeçen fail, o suçtan dolayı cezalandırılamaz. Ancak mağdurun karnına bir kesik attığı için kasten yaralama suçundan sorumlu olacaktır.

Organ veya Doku Ticareti Suçunda İştirak

Organ veya Doku Ticareti suçu birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse iştirak söz konusu olur. İştirak bahsini değerlendirirken; müşterek faillik, azmettiren ve suça yardım eden kavramlarını ayrı ayrı örneklerle değerlendirmekte fayda vardır.

Organ veya Doku Ticaretinde Zorunluluk Hali (TCK 92)

Organ veya dokularını satan kişi, eğer ekonomik olarak zor durumdaysa, bu sebepten ötürü organlarını ya da dokularını satmışsa cezasında indirime gidilebilir ya da cezası kaldırılabilir. Bu hükümde dikkat edilmesi gereken husus, hakime bir takdir yetkisi bırakıldığıdır. Hakim, cezayı indirmek ya da tamamen kaldırmak zorunda değildir. Hakkaniyet çerçevesinde kararını vermelidir.

Organ Satışı Suçu
Organ Satışı Suçu

Organ veya Doku Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık (TCK 93)

Organ veya dokularını satan kişi aşağıdaki şartların varlığı halinde resmi makamlar tarafından bu suçun işlendiğine dair henüz haber alınmamışsa organ veya dokularını satan kişi durumu resmi makamlara bildirerek (Savcılık, karakol vs.) organlarını satın alan kişileri bildirip yakalanmalarında kolaylık sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz. Burada kanun, hakime bir takdir yetkisi tanımamıştır. Etkin pişmanlığın olduğu durumda hakim, organını satan kişiye ceza vermemelidir. Etkin pişmanlık, sadece organını satan kişi hakkında uygulanır. Organı satın alan, saklayan ya da nakil işlemlerini gerçekleştiren kişi hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz.


Etkin Pişmanlık konusu hakkında detaylı bilgi almak için içeriğimize göz atabilirsiniz.


Örneğin; bir kişi böbreklerinden bir tanesini organ mafyasına sattıktan sonra suç ortaya çıkmadan kolluk kuvvetine ya da savcılığa gidip durumu anlatır ve suçluların kim olduğunu söylerse ceza almaz.

Eğer suçun işlendiği ortaya çıkmış ve suç işlendikten sonra organ ve dokularını satan kişi suçun ve suçluların meydana çıkmasında kolaylık sağlamışsa kendisine verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar indirilir. Bu ceza tayin edilirken yardımın niteliğine bakılır.

Örneğin; bir kişi böbreklerinden bir tanesini organ mafyasına sattıktan sonra savcılık bu suçun farkına varıp re’sen soruşturma başlatmıştır. Soruşturma başladıktan kısa bir süre sonra eğer böbreklerini satan kişi, durumu savcılığa bildirmişse ve suçluları ele vermişse kendisine verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar indirilecektir. Cezanın ne kadar indirileceği hakimin takdirine bağlıdır. Ancak hakim, cezayı tayin ederken etkin pişmanlıktan faydalanan kişinin kolluk kuvvetine ya da savcılığa ne derece yardımda bulunduğunu dikkate almalıdır.


Soruşturma konusu hakkında daha detaylı bilgi almak için içeriğimizi ziyaret edebilirsiniz.


Organ veya Doku Ticareti Suçunda Adli Para Cezası

Eğer organ veya doku ticareti suçunu işlemiş olan fail bir yıldan az süreli hapis cezası aldıysa cezası TCK 50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. Yani;

Bunların dışındaki organ veya doku ticareti suçları adli para cezasına dönüştürülemez.


Adli Para Cezası konusu hakkında daha detaylı bilgi almak için ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz.


Organ veya Doku Ticareti Suçunda Hapis Cezasının Ertelenmesi

Eğer TCK 51’deki hapis cezasının ertelemesine yönelik şartlar gerçekleşmişse Organ veya Doku Ticareti suçunda hapis cezasının ertelenmesi mümkündür. İki yıl veya daha az süreli cezalar ertelenebilir. Fail eğer henüz 18 yaşını doldurmamışsa ya da 65 yaşından büyükse bu süre üç yıldır. Ancak TCK 51’deki diğer şartlar da gerçekleşmelidir. Bu şartların gerçekleştiği varsayımında;

Ayrıca, bir kişiden hukuka aykırı olarak doku almış kişiye verilecek cezanın en alt sınırı 2 yıl olduğundan eğer bir kişiden hukuka aykırı olarak doku alan kişiye en alt sınırdan ceza verilirse bu kişi de hapis cezasının ertelenmesinden faydalanabilir. Bu şartlar Organ veya dokuyu saklama suçu için de geçerlidir. Bu suçun failine de en alt sınırdan ceza verilirse failin hapis cezası ertelenebilir.

Organ veya Doku Ticareti Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 231.maddesinin 5.fıkrasına göre sanığa verilen ceza iki yılın altındaysa sanık hakkında HAGB hükümleri uygulanabilir. Yani;

Ayrıca, bir kişiden hukuka aykırı olarak doku almış kişiye verilecek cezanın en alt sınırı 2 yıl olduğundan eğer bir kişiden hukuka aykırı olarak doku alan kişiye en alt sınırdan ceza verilirse bu kişi de HAGB’den faydalanabilir. Ama unutulmamalıdır ki HAGB’den faydalanabilmenin tek şartı 2 yıldan az süreli hapis cezası almak değildir. Diğer şartlar CMK’nin 231.maddesinde detaylıca düzenlenmiştir.


HAGB Nedir? sorusuna yanıt verdiğimiz içeriğimize de göz atabilirsiniz.


Organ veya Doku Ticareti Suçunda Dava Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesinin 1/d ve 1/e hükümlerine göre üst sınırı 5 ila 20 yıl arası hapis cezalarının dava zamanaşımı süresi 15 yıl, üst sınırı 5 yıldan az olan hapis cezalarının dava zamanaşımı ise 8 yıldır.

Hukuka aykırı bir şekilde bir kimseden organ alan veya ticaretini yapan kişiye 15 yıl içerisinde kamu davası açılmazsa faile bu süreden sonra kamu davası açılamaz. 15 yıllık zamanaşımı süresinin olmasının sebebi ise bu suçun cezasının üst sınırının 9 yıl olmasıdır.

Hukuka aykırı bir şekilde bir kimseden doku alan veya ticaretini yapan kişiye 8 yıl içerisinde kamu davası açılmazsa faile bu süreden sonra kamu davası açılamaz. 8 yıllık zamanaşımı süresinin olmasının sebebi ise bu suçun cezasının üst sınırının 5 yıl olmasıdır.

Hukuka aykırı bir şekilde ölü bir kimseden doku alan kişiye 8 yıl içerisinde kamu davası açılmazsa faile bu süreden sonra kamu davası açılamaz. 8 yıllık zamanaşımı süresinin olmasının sebebi ise bu suçun cezasının üst sınırının 1 yıl olmasıdır.

Ölüden organ alınması hariç bu suçlar suç örgütü (organ mafyası) aracılığıyla işlenirse bu suçları örgüt çerçevesinde işleyen kişilere 15 yıl içerisinde kamu davası açılmazsa faile bu süreden sonra kamu davası açılamaz. 15 yıllık zamanaşımı süresinin olmasının sebebi ise bu suçun cezasının üst sınırının 15 yıl olmasıdır.

Hukuka aykırı bir şekilde organ veya dokuyu saklayan kişiye 8 yıl içerisinde kamu davası açılmazsa faile bu süreden sonra kamu davası açılamaz. 8 yıllık zamanaşımı süresinin olmasının sebebi ise bu suçun cezasının üst sınırının 5 yıl olmasıdır.

Organ veya doku nakline ilişkin ilan veya reklam veren kişiye 8 yıl içerisinde kamu davası açılmazsa faile bu süreden sonra kamu davası açılamaz. 8 yıllık zamanaşımı süresinin olmasının sebebi ise bu suçun cezasının üst sınırının 1 yıl olmasıdır.

Organ veya Doku Ticareti Suçunda Ceza Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu’nun 68.maddesinin 1/d ve 1/e hükümlerine göre üst sınırı 5 ila 20 yıl arası hapis cezalarının ceza zamanaşımı süresi 20 yıl, üst sınırı 5 yıldan az olan hapis cezalarının dava zamanaşımı ise 10 yıldır.

Hukuka aykırı bir şekilde bir kimseden organ alan veya ticaretini yapan kişiye 20 yıl içerisinde herhangi bir nedenden dolayı ceza verilemezse faile bu süreden sonra ceza verilemez. 20 yıllık zamanaşımı süresinin olmasının sebebi ise bu suçun cezasının üst sınırının 9 yıl olmasıdır.

Hukuka aykırı bir şekilde bir kimseden doku alan veya ticaretini yapan kişiye 10 yıl içerisinde herhangi bir nedenden dolayı ceza verilemezse faile bu süreden sonra ceza verilemez. 10 yıllık zamanaşımı süresinin olmasının sebebi ise bu suçun cezasının üst sınırının 5 yıl olmasıdır.

Hukuka aykırı bir şekilde ölü bir kimseden doku alan kişiye 10 yıl içerisinde herhangi bir nedenden dolayı faile bu süreden sonra ceza verilemez. 10 yıllık zamanaşımı süresinin olmasının sebebi ise bu suçun cezasının üst sınırının 1 yıl olmasıdır.

Ölüden organ alınması hariç bu suçlar suç örgütü (organ mafyası) aracılığıyla işlenirse bu suçları örgüt çerçevesinde işleyen kişilere 20 yıl içerisinde herhangi bir nedenden dolayı ceza verilemezse faile bu süreden sonra ceza verilemez. 20 yıllık zamanaşımı süresinin olmasının sebebi ise bu suçun cezasının üst sınırının 15 yıl olmasıdır.

Hukuka aykırı bir şekilde organ veya dokuyu saklayan kişiye 10 yıl içerisinde herhangi bir nedenden dolayı faile bu süreden sonra ceza verilemez. 10 yıllık zamanaşımı süresinin olmasının sebebi ise bu suçun cezasının üst sınırının 5 yıl olmasıdır.

Organ veya doku nakline ilişkin ilan veya reklam veren kişiye 10 yıl içerisinde herhangi bir nedenden dolayı ceza verilemezse faile bu süreden sonra ceza verilemez. 10 yıllık zamanaşımı süresinin olmasının sebebi ise bu suçun cezasının üst sınırının 1 yıl olmasıdır.

Organ veya Doku Ticareti Suçunda Görevli Mahkeme

Organ veya Doku Ticareti suçunda görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Ancak Organ ve Doku Ticareti suçu eğer suç örgütü (organ mafyaları) vasıtasıyla işlenirse görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Çünkü Organ ve Doku Ticareti suçunun örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenmesinin cezasının üst sınırı 15 yıldır. Kuruluş Kanunu’nun 12 ve 14.maddeleri uyarınca üst sınırı 10 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

Organ veya Doku Ticareti Suçuyla İlgili Yargıtay Kararları

Ekonomik olarak sıkıntılı bir durumda olsa bile bir kişinin böbreğini satması suç teşkil eder. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/1531 K.2015/2378)
Somut olayda sanığın böbreğini diğer kişiye vermesi konusunda anlaşmaya varmıştır. Sonradan çıkan birtakım sorunlar nedeniyle nakil işlemi gerçekleştirilememiştir. Bunun sonucunda sanık, suça aracılık edenler vasıtasıyla başka bir alıcı bularak böbreğini satmak istemiştir. 10.09.2009 tarihinde böbrek satışı gerçekleştirilmiştir. Nakil işlemi, maddi menfaat karşılığı gerçekleştiği için suçun unsurları oluşmuştur. Sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 92.maddesi uyarınca zorunluluk hali sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmişse de;

Sanık, başka biri ile yapmış olduğu alış-veriş sebebiyle borçlanmış ve ekonomik olarak zor bir duruma düşmüştür. Sanık, bile isteye kendi ekonomik durumunu zora sokmuştur. Dolayısıyla Yargıtay, zorunluluk halinin bulunmadığına karar vermiş ve sanık hakkında mahkumiyet kararı vermiştir.

Organ ticareti suçunun meydana gelebilmesi için ödemenin gerçekleşmesi zorunlu değildir. Önemli olan söz konusu organın piyasaya sokulmasıdır. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/959 K.2021/797)
Söz konusu olayda sanık, böbreğini satmak istemiştir. Böbreğin vasfı organdır. Türk Ceza Kanunu’nun 91/3 hükmü uyarınca burada önemli olan durumun organın parayla ya da başka bir maddi menfaatle tedavüle tabi tutulması olup, suçun meydana gelebilmesi için ödemenin nakil öncesi mi sonrası mı yapıldığının önemli olmadığı, ticareti yapılan organın piyasaya sokulmasından itibaren suçun gerçekleştiği Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin vermiş olduğu kararda vurgulanmıştır. Yani organını satmaya karar veren kişi, kendisinden organı alındıktan sonra bile henüz parasını almamış ya da alamamışsa bile Organ ve Doku Ticareti suçu oluşacaktır.
Organ naklinde tıbbi zorunluluğun adli tıp raporuyla araştırılıp belgelenmesi zorunludur (Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/12641 K.2015/18074)
Somut olayda sanıkların böbrek nakline ilişkin faaliyetlerinde mahkeme Adli Tıp raporu almadan mahkumiyete hükmetmiştir. Yargıtay ise zorunluluk halinin rapor alınmadan karar verilemeyeceğine hükmetmiş ve eksik araştırma sebebiyle kararı bozmuştur ve sanıklar hakkında beraat kararı vermiştir.

Organ veya doku ticareti suçu ile ilgili yaşadığınız hukuki problemlerde profesyonel desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul ceza avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.


Sıkça Sorulan Sorular

Organ Satmak Suç Mudur?

Organ satan kişi TCK’nin 91.maddesi uyarınca beş yıla dokuz yıl arası hapisle cezalandırılır.

Bir Kişiden Rızası Olmadan Organ Almanın Cezası Nedir?

Eğer bir kişiden hukuken geçerli bir rıza olmaksızın organ alınırsa, fail beş ila dokuz yıl arası hapisle cezalandırılır.

Organ veya Doku Satın Almanın, Satmanın Ya Da Buna Aracılık Etmenin Cezası Nedir?

Organ satın almanın, satmanın ya da buna aracılık etmenin cezası beş ila dokuz yıl arası hapis cezasıdır. Satım işlemine konu olan dokuysa faile iki ila beş yıl arası hapis cezası verilir.

Organ Bağışında Bulunacak Kişinin Taşıması Gereken Şartlar Nelerdir?

Organ bağışında bulunacak kişinin 18 yaşından büyük ve mümeyyiz (akıl sağlığı yerinde) olması gerekir.

Yaşarken Organ Bağışı Kararı Nasıl Beyan Edilmelidir?

Organ bağışında bulunacak kişi beyanını yazılı ya da iki tanık huzurunda sözlü olarak belirtmelidir.

Organ Bağışı Kapsamında Olmayan Organlar Nelerdir?

Kişinin hayatına son verecek ya da hayat fonksiyonlarını direkt etkileyecek organların bağışlanması yasaktır. Örneğin kişi, beynini ya da kalbini hayattayken bağışlayamaz.

Organ veya Doku Bağışı Karşılığında Ücret Talep Edilebilir Mi?

Hayır talep edilemez. Talep edilmesi durumunda Organ veya Doku Ticareti suçuna teşebbüs söz konusu olur.

Sağlığında Organlarını Bağışlayan Birinin Beyanı Öldükten Sonra Nasıl Geçerli Sayılır?

Organlarını bağışlayacak kişi henüz sağ iken e-Devlet Kapısı üzerinden, Sağlık Bakanlığı bilişimi üzerinden, resmi/yazılı bir vasiyetle ya da iki tanık huzurunda beyanda bulunmuşsa, öldüğünde beyanı doğrultusunda organları uzman hekimler tarafından alınır ve ihtiyacı olanlara nakledilir.

Ölen Kişinin Sağlığında Bir Beyanı Yoksa Kimlerin Onayı İle Organ Alınabilir?

Ölen kişinin sağlığında bir beyanı yoksa sırasıyla ölüm anında yanında olan eşi, 18 yaşından büyük çocukları, anne ya da babası, kardeşlerinden birisi veya bunlardan hiçbiri yoksa yanındaki herhangi bir yakınının rızasıyla organ veya doku alınabilir.

Kişi Sağlığında Organlarının Alınmasını İstemediğini Belirtmişse Ne Olur?

Böyle bir beyanın varlığı halinde o kişi öldükten sonra kendisinden organ alınamaz.

Ölüden Kanuna Aykırı Şekilde Organ veya Doku Almanın Cezası Nedir?

Hukuka aykırı bir şekilde ölüden organ ya da doku alan kimse bir yıla kadar hapisle cezalandırılır.

Suç Örgütleri (Organ Mafyası) Tarafından Bu Suçun İşlenmesinin Cezası Nedir

Organ ve Doku Ticareti suçunu organ mafyalarının işlemesi halinde mafyalardan her birine sekiz ila on beş yıl arası hapis ve on bin güne kadar adli para cezası verilir. Ancak bu hüküm, ölülerden organ veya doku alımını kapsamaz.

Yasa Dışı Elde Edilen Organları Saklamanın veya Taşımanın Bir Cezası Var Mıdır?

Evet, hukuka aykırı bir biçimde ele geçirilen organ veya dokuları muhafaza eden, nakleden ya da aşılayan kişi iki ila beş yıl arası hapisle cezalandırılır.

Organ veya Doku Bulmak İçin İlan veya Reklam Vermenin Cezası Nedir?

Belirli bir menfaat sağlama amacıyla bu yönde ilan ya da reklam veren ve yayınlayan fail bir yıla kadar hapisle cezalandırılır.

Ekonomik Zorluklardan Dolayı Organını Satan Kişiye Ceza İndirimi Yapılır Mı?

Kişi ekonomik olarak zor durumdaysa hakim cezasında indirime gidebilir veya cezasını kaldırabilir.

Organını Mafyaya Satan Biri Daha Sonra Polise Gidip İtiraf Ederse Ceza Alır Mı?

Organını mafyaya satan kişi, resmi makamlar suçu haber almadan önce durumu bildirip satın alanların yakalanmasını sağlarsa, hakkında cezaya hükmolunmaz (etkin pişmanlık). Ancak organı satın alan, saklayan veya nakledenler bu indirimden faydalanamaz. Organını mafyaya satan kişi eğer resmi makamların suçu haber almasından sonra durumu bildirirse cezası dörtte birden yarısına kadar indirilir.

Organ veya Doku Ticareti Suçlarında Davalara Hangi Mahkeme Bakar?

Organ veya Doku Ticareti suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Ancak bu suçlar organ mafyaları tarafından işlenirse görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

STJ AV. MEHMET KIŞLIK

© 2026 My Blog — Tüm hakları saklıdır.